Tarihin Sînesinden Bir Güneş Doğuyor Murâdiye Mevlevîhânesi Kapılarını Açıyor
Efendim, lafı evirip çevirmenin, kelimeleri topaç gibi döndürüp suca laflar etmenin âlemi yok; ortada büyük bir iş, muazzam bir ihyâ hareketi var. Bu açılışı üç beş turistik jestten ya da sıradan bir protokol kurdelesinden ibaret sanmak, tarihe de ecdada da en büyük saygısızlıktır. Murâdiye Mevlevîhânesi; zihnimizi kemiren o kibrin, gürültünün ve hoyratlığın ortasında insanımıza kalkan olacak hakiki bir edep mektebidir. Nasıl ki “Bulutlar ağlamazsa yeşillikler nasıl güler?” sırrınca, bu topraklar da uzun yıllar dökülen gözyaşlarının, çekilen hasretlerin ardından nihayet hak ettiği o bahara kavuşmaktadır. Allah’ın “Ol” emriyle mukadder olan bu vuslat; neyin o hicranlı sadasını ve kudümün o tok sesini duyarcasına bu eşiğe ayak basma manasındadır. Kapıdan içeri adım atan herkes, Hz. Mevlânâ’nın sonsuza dek kucaklayacak o mânevi ruhunu iliklerine kadar hissetmelidir.